Yaş meyve sebze piyasasında 41 yöneticiye gözaltı
Yaş meyve sebze piyasasında 41 yöneticiye gözaltı kararı verildi. Soruşturmada sahte makbuzlar ve fiyat manipülasyonu iddiaları inceleniyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yaş meyve ve sebze piyasasında faaliyet gösteren 41 firmanın yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturmanın odağında fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiaları bulunuyor.
Operasyon kapsamında 22 ilde 109 iş yeri ve konutta eş zamanlı arama başlatıldı. Soruşturma dosyasında, bazı büyük dağıtıcı firmaların piyasadaki konumlarını kullanarak ürün arzını gerçekte olduğundan düşük, maliyetleri ise yüksek gösterdiği ve sahte müstahsil makbuzlarıyla gerçeğe aykırı maliyet oluşturduğu yönündeki tespitlere yer verildi.
Çiftçi beyanları soruşturmanın kapsamını genişletti
Yetkililer, inceleme sürecinde yaklaşık 1.029 çiftçinin bilgisine başvurdu. Ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ile bu satışlar karşılığında düzenlenen makbuzlardaki tutarlar karşılaştırıldı. Bazı işlemlerde gerçek satış fiyatı ile müstahsil makbuzlarında gösterilen bedel arasında belirgin farklar bulundu.
Dosyadaki örneklere göre Adana’da bir üreticinin aracılara 8-9 liradan sattığı kapya biber için 18,70 ila 23,95 lira arasında makbuz düzenlendiği belirlendi. Başka bir üretici ise 11,5 liraya sattığı biber için 18,7 liralık makbuz kesildiğini bildirdi. Bir çiftçi de üretmediği ve satmadığı bir ürün için adına belge düzenlendiğini ifade etti.
Soruşturma kapsamında ayrıca 1 Ocak 2025 ile 31 Mart 2026 tarihleri arasında hayatını kaybetmiş kişiler adına müstahsil makbuzları düzenlendiği iddiası incelendi. Dosyada, bu kişilerin adına 29 bin ila 118 bin lira arasında değişen tutarlarda kesildiği belirtilen makbuzların listesi yer aldı. Ürünlerin alış ve satış fiyatları arasında neredeyse fark bulunmayan bir firmayla ilgili görüşlerine başvurulan çiftçilerin büyük bölümü, söz konusu firmaya ürün satmadığını söyledi.
Alım ve satış kayıtlarında uyumsuzluk iddiası
Bir başka tespitte ise 2026’nın ilk üç ayında müstahsil makbuzlarıyla 6,7 ton portakal aldığı görülen bir firmanın aynı dönemde 9 ton portakal sattığı belirlendi. Firmanın bilançosu ile mevcut varlıkları arasında da uyumsuzluk tespit edildi.
Hal Kayıt Sistemi verileriyle yapılan karşılaştırmalarda da benzer farklılıklar saptandı. Örneğin bir firmanın 13 bin 488 kilogram limon, mandalina, nar ve portakal sattığı halde sisteme 8 bin 384 kilogram ürün kaydettiği tespit edildi.
Bakan Gürlek: Mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmaya ilişkin açıklamasında üreticilerin emeğini, vatandaşların bütçesini ve piyasanın adil işleyişini korumayı amaçladıklarını belirtti. Fiyat manipülasyonu yoluyla haksız kazanç sağlayan ve ekonomik düzeni bozan uygulamalara karşı mücadelenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle sürdürüldüğünü ifade etti.
Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ürünlerin tarladan markete ulaşana kadar geçirdiği fiyat değişimini incelediğini söyledi. Çalışmada Ticaret Bakanlığı’nın Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Çiftçi Kayıt Sistemi verileri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporlardan yararlanıldığını aktardı.
Yaş meyve sebze piyasasında 41 yöneticiye gözaltı kararı verilen soruşturmada, 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticileri şüpheli sıfatıyla inceleniyor. Operasyona ilişkin çalışmalara İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün yanı sıra Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman ile Ticaret bakanlıklarının veri ve analizleriyle katkı sunduğu bildirildi.
Ürün fiyatı tarladan sofraya kadar dokuz aşamada değişiyor
Soruşturma dosyasında yer alan değerlendirmelerde, tarım ürünlerinin üreticiden tüketiciye ulaşana kadar dokuz farklı aşamada fiyatlandırıldığı belirtildi. Bu zincirde üretici, üretici örgütü, hal dışı tüccar, hal içi tüccar, komisyoncu, sevkiyatçı, tüketim yerindeki komisyoncu ve perakendeci gibi aktörler yer alıyor.
Dosyada, zincirdeki aşamaların bir bölümünün ürünlerin taşınması ve pazarlanması açısından zorunlu olduğu ifade edilirken, üreticilerin düşük satış fiyatlarından, tüketicilerin ise yüksek market fiyatlarından şikâyet ettiği vurgulandı. Soruşturmanın, tarladan sofraya uzanan süreçte fiyat oluşumunu ve aracıların rolünü ayrıntılı biçimde incelemeyi amaçladığı kaydedildi.




