Hürmüz Boğazı Görüşmeleri Petrol Fiyatlarını Düşürdü
Hürmüz Boğazı’ndaki görüşmeler, petrol fiyatlarını son dört ayın en düşük seviyelerine çekti.
Petrol fiyatları, ABD ve İran arasında Doha’da gerçekleştirilen dolaylı müzakerelerdeki olumlu gelişmelerin ardından üçüncü gün de düşüş gösterdi. Brent petrol fiyatı 70,80 dolara, Batı Teksas türü ham petrol (WTI) ise 67,74 dolara geriledi.
Perşembe günü, Brent vadeli kontratları 77 sentlik bir düşüşle yüzde 1,1 oranında değer kaybederek 70,80 dolara indi. Aynı dönemde, ABD Batı Teksas türü ham petrol kontratları da 84 sentlik bir kayıpla yüzde 1,2 oranında düşerek 67,74 dolara geriledi.
Önceki seansta da benzer bir düşüş yaşanmıştı. Bu durum, iki gösterge kontratın dört ayın en düşük seviyelerine inmesine neden oldu. Piyasa, Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının devam etmesini arz riski açısından yeniden değerlendirdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki risk priminin azalmasının başlıca nedeni, Katar’dan gelen diplomatik açıklamalar oldu. Katar, İran ve ABD’nin Hürmüz Boğazı odaklı müzakerelerde ilerleme sağladığını duyurdu. Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde dünya petrol arzının yaklaşık beşte birini taşıyan kritik bir geçiş noktasıydı ve boğazın açık kalması, enerji piyasasında arz kesintisi riskini azaltıyor.
Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, haziran ayında savaşın durdurulmasına yönelik mutabakatla ilgili konularda olumlu ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Ancak tarafların kalıcı bir barışa yönelik somut adımlar attığına dair henüz bir işaret yok.
Petrol fiyatları üzerindeki diplomatik baskı hâlâ kırılgan bir denge oluşturuyor. Piyasa, sevkiyatların devamını fiyatlarken, jeopolitik risk primini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Brent petrol fiyatının 70,80 dolara düşmesi, kısa vadeli teknik görünümde satış baskısının devam ettiğini gösteriyor. WTI tarafında ise 67,74 dolarlık seviye, ABD ham petrol kontratlarında benzer bir aşağı yönlü eğilimi işaret ediyor.
Üç gün üst üste düşen petrol fiyatları, yatırımcıların sadece diplomasi sürecine değil, aynı zamanda fiziksel arz durumuna da odaklanmasına neden oldu. Hürmüz Boğazı’ndan dışarı yönlü ham petrol akışının devam etmesi, arz kesintisi senaryolarını zayıflattı.
Haitong Futures, boğazın açık kalması ve ham petrol akışının sürmesi durumunda arz fazlası beklentilerinin arttığını belirtti. Kurum, pazar payı rekabetinin de fiyatları aşağı çeken bir diğer unsur haline geldiğini vurguladı.
Petrol fiyatları üzerindeki arz fazlası beklentisi güçlenirken, rafineri talebi ve tanker trafiği de izlenecek önemli göstergeler arasında yer alıyor. Özellikle Körfez’e giriş yapan tanker sayısı, normalleşme hızını ölçmek açısından kritik öneme sahip.
OPEC+ cephesinden gelen ikinci bir baskı noktası ise üretim artışı beklentisi oldu. Kaynaklara göre, petrol üreticisi ülkeler, pazar günü yapacakları toplantıda ağustostan itibaren üretim hedeflerini artırmayı değerlendirecek.
OPEC+’nın üretim hedeflerinde ek artış ihtimali, arz tarafındaki rahatlama algısını pekiştiriyor. Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının devam etmesiyle birlikte bu durum, Brent ve WTI kontratlarında satıcılı bir görünüm oluşturuyor.
Son dönemde petrol fiyatları, jeopolitik risklerle destek bulmuştu. Ancak üretim artışı ihtimali, piyasanın odağını yeniden arz dengesi ve stok görünümüne kaydırıyor. Ağustos ayına yönelik üretim sinyali, özellikle yılın ikinci yarısındaki arz-talep dengesine ilişkin tahminleri etkileyebilir.
UBS, perşembe günü Brent petrol tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Banka, ABD-İran mutabakatı ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol taşımacılığındaki artışı gerekçe gösterdi. UBS, eylül çeyreği için ortalama Brent fiyatı tahminini 25 dolar düşürdü ve aralık çeyreği tahmininde de 10 dolarlık bir revizyon yaptı. Yeni tahmine göre UBS, Brent petrolün yılın ikinci yarısında ortalama 80 dolar olmasını bekliyor.
Petrol fiyatları, mevcut seviyelerde UBS’nin yılın ikinci yarısına ilişkin ortalama tahmininin altında seyrediyor. Ancak banka, tam normalleşme varsayımı için erken olduğunu değerlendiriyor. UBS, Basra Körfezi’ne giriş yapan tankerlerin bölgeden çıkan tankerlere kıyasla geride kaldığını vurguladı ve bu nedenle fiyat riskinin yukarı yönlü eğilim taşıdığını belirtti.
Kısa vadede petrol fiyatları, diplomasi takvimine duyarlı kalmaya devam edecek. Katar Dışişleri Bakanlığı, İran ve ABD müzakerecileri arasındaki bir sonraki toplantının 9 Temmuz’daki cenaze törenlerinden sonra yapılacağını açıkladı. Bu takvim, hayatını kaybeden İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney için düzenlenecek törenleri izliyor. Görüşmelerin yeniden başlaması, piyasanın Hürmüz Boğazı riskini nasıl fiyatlayacağını belirleyecek.
Kalıcı barışa yönelik somut ilerleme eksikliği, aşağı yönlü fiyat hareketini sınırlayabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Tanker geçişlerinde aksama yaşanmaması ise arz tarafındaki rahatlamayı desteklemeye devam ediyor. Petrol fiyatları için ana denklem, diplomasi ilerlemesi ile arz fazlası beklentisi arasında şekilleniyor. OPEC+ toplantısı, üretim artışını onaylarsa, piyasa yılın ikinci yarısındaki stok birikimi riskini daha güçlü bir şekilde fiyatlayabilir.
Sonuç olarak, petrol fiyatları Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasıyla kısa vadeli risk primini geri vermiş olsa da, kalıcı barışa dair belirsizlik, Brent ve WTI tarafında tek yönlü bir fiyatlama oluşmasını engelliyor. Brent petrolün 70,80 dolara, WTI’ın 67,74 dolara gerilemesi, piyasanın arz kesintisi yerine arz fazlası senaryosuna daha fazla ağırlık verdiğini gösteriyor. Önceki seansta yaşanan yüzde 1’in üzerindeki düşüş ve dört ayın en düşük seviyeleri, bu eğilimi güçlendirmiş durumda. Piyasa için bir sonraki kritik başlıklar OPEC+ toplantısı, Hürmüz Boğazı tanker trafiği ve ABD-İran görüşmelerinin yeni turu olacak. Diplomatik ilerleme kalıcı hale gelirse, piyasa daha düşük risk primiyle işlem görebilirken, görüşmelerin tıkanması veya tanker akışında bozulma yaşanması durumunda Brent ve WTI üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşabilir.




