İzmit Körfezi’nde Stajyer Krizi Derinleşiyor
İzmit Körfezi’nde 28 stajyerin gönderilmesi deniz emniyeti açısından tartışmalara yol açtı. Stajların iptali gündemde.
İzmit Körfezi’nde kılavuzluk hizmeti veren yetkili kurum, 28 yeni stajyer kaptanın aynı anda göreve gönderilmesiyle ilgili tartışmaların fitilini ateşledi. Sektör temsilcileri, bu kadar çok sayıda adayın bir arada sahaya inmesinin deniz emniyeti açısından ciddi riskler taşıdığını belirtiyor. Stajların, yalnızca belgelerle değil, gerçek uygulamalarla ve deneyimli kaptanların gözetiminde gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Bu tartışmanın merkezinde, stajın nasıl planlanacağı ve hangi yetkililerin bu süreci yöneteceği konuları yer alıyor. Ayrıca, stajyerlerin gemilere gönderilmesinin “ordino” notları üzerinden gerçekleştirildiği yönündeki iddialar da dikkat çekiyor.
Mevzuat ve Staj Süreci
Yetkili kurum kaynakları, Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği’nin staj başlangıcına dair belirli bir süre öngördüğünü, bu nedenle adayların en geç 60 gün içinde staja başlamalarının zorunlu olduğunu ifade ediyor. Ancak bu düzenlemenin, “hemen herkes gemiye çıkar” şeklinde yorumlanamayacağını vurguluyorlar. Bu süre zarfında kademeli ve güvenlik odaklı bir eğitim programı oluşturulmasının hem eğitim kalitesi hem de operasyon güvenliği açısından kritik olduğu belirtiliyor.
Usta-Çırak İlişkisi ve Eğitim Kalitesi
Mevzuat, stajyer kaptanların eğitimini belirli kriterlere bağlamaktadır. Adayların, yetkilendirilmiş bir kaptan gözetiminde en az 30 gemide ve 30 gün süreyle, gece-gündüz dengesi gözetilerek staj yapmaları gerekmektedir. Ayrıca, römorkörlerde 5 gün fiili eğitim alması ve bölge GTH’sinin yapısı hakkında bilgi sahibi olması gibi ek yükümlülükler de bulunmaktadır. Bu durum, kalabalık bir stajyer grubunun bir anda gemilere dağıtılmasının eğitim mantığıyla çeliştiği görüşünü güçlendiriyor.
Ordino ile Stajyer Gönderimi İddiası
Meslek çevreleri, bazı gemi hareketlerinde stajyerlerin ordino notlarıyla gemilere yönlendirildiğini ve bunun da staj sürecinin yetkili kurumun planlaması dışında yürütülmesine neden olduğunu savunuyor. Burada önemli bir ayrım var: Mevzuatta “İdare” kavramı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü olarak tanımlanıyor ve yetkili kurumun eğitim sorumluluğu bu çerçevede yürütülüyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Boyutu
Staj konusunun bir diğer boyutu ise çalışma ve sosyal güvenlik ile ilgili. Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği, staj süresince adayların çalışma ve sosyal güvenlik haklarının yetkili kılavuzluk teşkilatının sorumluluğunda olduğunu düzenliyor. Bu durum, stajyerlerin gemiye çıkmasının yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda iş hukuku ve SGK sonuçları olan bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Teşkilat, organizasyon ve kayıt süreçleri tamamlanmadan fiili sevkin denetim izlerini ve sorumluluk zincirini tartışmalı hale getireceğinden endişe ediyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Rolü
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı mevzuatı, kılavuzluk hizmeti verenlere belirli sayıda adaya görev başı eğitimi yaptırma yükümlülüğü getiriyor. Ancak bu eğitimlerin süreleri, Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği’ne referansla belirleniyor. Staj belgelerinin düzenlenmesi ve adayların durumuna ilişkin görüşlerin kılavuzluk teşkilatı tarafından liman başkanlığına bildirilmesi gerektiği de mevzuatla belirlenmiş durumda. Bu nedenle sektör temsilcileri, stajın gemi hareket belgesine not düşülerek fiilen yapılmasının eğitim sistematiğini zayıflatabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
İnsan Kaynağı ve İhaleler
Staj yükünün artmasında, ihaleler ve insan kaynağı planlaması da önemli bir rol oynuyor. Kılavuzluk hizmeti işletme hakkı ihalelerine başvuruda, sözleşme öncesinde istihdam edilmesi gereken asgari kılavuz kaptan sayısının en az %20’sinin ilgili hizmet sahası yeterliğine sahip olması gerektiği belirtiliyor. Meslek çevreleri, bu tür eşiklerin uygulamada “kalan kadronun hızla yetiştirilmesi” baskısına dönüşmesi halinde stajın niceliğe sıkışabileceği uyarısında bulunuyor.
Deniz Emniyeti ve Yargı Yolu
Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği, deniz emniyeti ve eğitim standartları açısından süreci yakından takip ediyor. Stajın mevzuata aykırı bir şekilde yürütüldüğü iddialarıyla ilgili idari ve yargısal başvuru seçeneklerinin değerlendirildiği bildiriliyor. Özetle, tartışma stajın yapılması veya yapılmaması üzerine değil, stajın hangi yöntemle, hangi kapasiteyle ve hangi güvenlik tedbirleriyle gerçekleştirileceği etrafında şekilleniyor. Çünkü kılavuz kaptanlıkta deneyim, denizdeki en büyük tehlikeyi—kazayı—önlemeye yarar.




