Sanayide Çift Taraflı Sıkışma: Daralma ve Enflasyon Sorunu
İmalat sektöründe daralma devam ederken, girdi maliyetlerindeki artış enflasyonu tetikliyor. Çift taraflı sıkışma sorunu derinleşiyor.
Ocak ayı verileri, imalat sektöründeki daralmanın 22. ayını geride bıraktığını ortaya koydu. Ancak bu durumu geçmiş dönemlerden ayıran en önemli unsur, üretim düşüşüne rağmen girdi maliyetlerindeki artışın son iki yılın en yüksek seviyelerine ulaşmasıdır. Bu durum, sektörün stagflasyon riski taşıdığına dair ciddi işaretler vermektedir.
Hammadde ve enerji fiyatlarındaki artış, sanayicilerin maliyet yapısını olumsuz etkiliyor. Ocak ayı verileri, girdi fiyatlarındaki artış hızının Nisan 2024’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını gösteriyor. Sanayiciler, azalan talebe rağmen bu maliyetleri nihai ürün fiyatlarına yansıtmak zorunda kalıyor. Bu da enflasyonun kalıcı hale geleceğinin en belirgin göstergelerinden biri.
İstihdamda yaşanan kayıplar ise 14. aya girdi. Ocak ayındaki istihdam düşüşü, Eylül 2025’ten bu yana en sert seviyeye ulaştı. İş dünyası, sadece personel sirkülasyonu ile değil, aynı zamanda zayıf talep nedeniyle bilinçli bir kapasite daraltma stratejisi izliyor. 2026’nın ilk yarısına dair iyimserliğin azalması, işletmeleri kadro küçültmeye zorlayarak defansif bir yaklaşım benimsemelerine neden oluyor.
Dış talepteki zayıflık, iç piyasadaki durgunluğu telafi etme şansını kısıtlıyor. Özellikle Avrupa pazarındaki yavaşlama ve yerel maliyet artışları, Türk imalatçısının küresel rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Bu durum, yılın ilk çeyreğinde ihracat gelirlerinde beklenen artışın gecikebileceğini gösteriyor.
Sektörler arasında bir ayrışma gözlemleniyor. Gıda ve temel ihtiyaç maddeleri üreten sektörler iç talep sayesinde büyümeye çalışırken, tekstil, hazır giyim ve mobilya gibi ertelenebilir harcamalara yönelik sektörler daralmanın merkezinde yer alıyor.
Tüm bu veriler, para politikasındaki gevşeme beklentilerini zorlaştırıyor. İmalat sektöründeki fiyat artışları devam ederken, üretimi canlandırmak amacıyla atılacak erken bir faiz indirimi, enflasyon riskini artırabilir. Sanayiciler için 2026’nın ana teması, büyüme değil, nakit akışını ve verimliliği koruma üzerine odaklanmak olacaktır.




