Kırtasiye Sektöründe Uzun Vadeler Risk Oluşturuyor

Kırtasiye sektöründe uzun vadeler ve artan riskler, firmaları zor durumda bırakıyor. Taha Keresteci, durumu değerlendirdi.

MERVE YİĞİTCAN

TÜKİD Başkanı Taha Keresteci, 90 milyar TL’lik bir hacme sahip olan kırtasiye sektöründe pandemi ve enflasyon döneminin sona erdiğini belirtti. Keresteci, “15 ayı bulan uzun vadeler artık sürdürülemez hale geldi. Doğru stok yönetimi yapmayan ve sermayesini dışarı çıkaran imalatçı ve ithalatçıların yüzde 10’u ciddi bir risk altında. Sektördeki risk oranı 2027’de yüzde 40’a yükselebilir,” dedi.

Yüksek faiz oranları, finansmana erişim zorlukları ve piyasalardaki likidite sıkışıklığı, kırtasiye sektörünü nakit döngüsü krizinin eşiğine getirdi. Perakende satış fiyatlarıyla 90 milyar TL’lik ekonomik hacme ulaşan sektörde, siparişlerin verilmesi ile ödemelerin tahsil edilmesi arasındaki sürenin 14-15 ayı bulması, ekosistemdeki aktörleri zor durumda bırakıyor.

Keresteci, pandemi ve enflasyon döneminde yaşanan büyümenin sona erdiğini ve firmaların doğru stok yönetimi yapmadıkları takdirde yeni bir elenme sürecinin kaçınılmaz olacağını vurguladı. Sektörün perakendeci, toptancı, imalatçı ve ithalatçıdan oluşan dört ana yapısının her birinin kendine özgü sorunlar barındırdığını belirten Keresteci, en büyük tıkanıklığın finansman maliyetleri ve uzun vadeli çalışma alışkanlıklarından kaynaklandığını ifade etti.

Risk Oranı Yükseliyor

Sektörün geçmiş kriz dönemlerinde daha sert sınavlar verdiğini hatırlatan Keresteci, pandeminin getirdiği ihracat başarısının ardından gelen enflasyonist rüzgarla geçici bir güçlenme yaşandığını belirtti. Ancak, bu dönemin meyvelerinin artık tüketildiğini ve son iki yıldır bunların geri verilmesi sürecinin başladığını ifade etti. Keresteci, “Şu an herkes geçmişteki güçlü dönemin meyvesini yiyor, ancak bu süreç sona erdi. Siparişlerin verildiği günden ödemenin alındığı güne kadar geçen süre 14-15 ayı buluyor. Bu durum, distribütör ve toptancıların üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor,” dedi.

Keresteci, doğru sermaye yönetimi yapmayan işletmelerin çemberinin daraldığını ve kazandıkları parayı dışarı çıkararak kaybettiklerini vurguladı. “Sektördeki genel risk oranının bu yıl yüzde 25’lere, 2027’de ise yüzde 40’lara tırmanacağını düşünüyorum. Bu oran, ekosistemin neredeyse yarısının zayıfladığını gösteriyor,” diye ekledi.

TAREKS Süreçleri ve Enflasyon

Kırtasiye sektöründeki bir diğer önemli sorun ise piyasa denetimleri ve gümrüklerdeki bürokratik TAREKS süreçleri. Keresteci, kırtasiye ürünlerinin güvenlik denetimlerinde yüksek bir başarı oranına sahip olduğunu ancak her yıl tekrarlanan test zorunluluğunun maliyetleri artırdığını belirtti. “Dünya genelinde bu testlerin 3 yılda bir yapılması beklenirken, Türkiye’de her yıl yeniden test yaptırmak zorundayız. Bu durum, kırtasiye ürünlerindeki enflasyonu doğrudan tetikliyor,” dedi.

Kaçak Ürün Sorunu

Sektörün karşılaştığı bir diğer tehdit ise merdiven altı yapılar. Keresteci, özellikle kırtasiye materyalleri ve oyuncak grubunda denetimsiz ürünlerin payının hızla arttığını belirtti. “Geçmiş yıllarda yüzde 5 civarında seyreden sahte ve kaçak ürünlerin pazar içindeki payı şimdi yüzde 10’a yaklaştı. Bu durum, yasal çalışan sektörü vurduğu gibi kamuda ciddi bir vergi kaybı yaratıyor,” diye ekledi.

Modernleşme Çabaları

Keresteci, zincir marketlerin ve online kanalların baskısına karşı perakende ayağında radikal bir dönüşüm sürecini başlattıklarını ifade etti. Geleneksel kırtasiyelerin artık modern yaşam alanlarına dönüştüğünü belirten Keresteci, Türkiye genelinde 5 bin profesyonel kırtasiye noktasının yüzde 15’inin modernize edildiğini ve 500’ün üzerinde modern mağaza sayısına ulaşıldığını dile getirdi. İstanbul’un dönüşümde lokomotif olduğunu vurgulayan Keresteci, Anadolu’da da güçlü şehirlerin bu sürece ayak uydurduğunu aktardı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu