Yapay Zeka Egemenliği: Türkiye’nin Milli Güvenlik Stratejisi
İTO Başkanı Avdagiç, yapay zeka egemenliğinin Türkiye için milli güvenlik meselesi haline geldiğini vurguladı.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin yapay zeka alanında Anthropic ve OpenAI gibi kendi modellerini geliştirmesinin kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Avdagiç, bu durumun sağlanmaması halinde Avrupa Birliği’nin ABD ile yürüttüğü ‘güvenilir ortak’ anlaşmalarının Türkiye için tek seçenek haline gelebileceğini ifade etti.
Türkiye’nin yapay zeka alanında küresel rakipler yaratabileceğini, özellikle savunma sanayisindeki İHA başarısıyla örneklendiren Avdagiç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı’nın bu bağlamda önemine dikkat çekti. Avdagiç, rekabetin temel unsurlarının yapay zeka altyapıları, çip teknolojileri, veri işleme kapasiteleri ve ileri teknoloji girişimleri olduğunu belirterek, ‘Milli egemenlik artık dijital egemenlikten geçiyor. Hedefimiz, Türkiye’den de Anthropic ve OpenAI gibi aktörlere rakipler çıkarmak olmalı’ dedi.
İTO Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’u yapay zeka alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisinin merkezi haline getirme hedefinin yanı sıra, 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştirme hedeflerine ulaşılması için gereken desteği vereceklerini belirtti.
Avdagiç, yapay zeka teknolojilerine erişimin bir silah olarak kullanılmaya başlandığını ifade ederek, 2026 yılına dair en dikkat çekici vurgulardan birinin ‘Micro is Macro (Mikro Makrodur)’ yaklaşımı olduğunu belirtti. Bu bağlamda, şirket düzeyindeki bir mikro eylem ve yatırımın artık tüm ekonomiyi doğrudan etkileyebileceğini kaydetti. Yapay zeka yatırımlarının yalnızca teknoloji şirketlerinin konusu olmadığını, enerji talebinden kredi piyasalarına kadar geniş bir yelpazeyi etkileyen makro bir dinamik haline geldiğini vurguladı.
Avdagiç, yapay zeka teknolojisine erişim konusunda ülkelerin ve blokların silahlanma yarışına girdiğini ifade ederek, yeni nesil yapay zeka modellerinin gelecekte yalnızca yakın müttefiklere açık olacağını belirtti. Türkiye’nin geliştireceği yapay zeka modellerinin bu nedenle büyük önem taşıdığını ifade eden Avdagiç, yapay zeka savaşlarının ticaret savaşları kadar önemli bir mücadele alanı olacağını öngördü.
Özellikle ABD yönetiminin, Anthropic’in Mythos modelinin yabancı ülkelere erişimini yasaklamasının yapay zeka savaşlarının önemli bir aşamasını temsil ettiğini belirten Avdagiç, bu durumun yapay zekanın güvenlikten ekonomik güce kadar olan önemini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
İTO olarak 2018 yılından bu yana yürütülen dijitalleşme hamlesinin yeni bir aşamaya taşındığını belirten Avdagiç, 2026’da yapay zekayı 800 bin üyenin iş süreçlerine entegre etme hedefiyle bu sürece katkıda bulunacaklarını söyledi. Ayrıca, yapay zeka gibi kritik teknolojilerde bağımlılığı azaltmanın milli güvenlik tanımının bir parçası haline geldiğini vurguladı.
Son olarak, Türkiye’nin önündeki yeni büyüme hikayesinin teknoloji girişimciliği, yapay zeka yatırımları ve yüksek katma değerli üretim üzerinden şekilleneceğini belirten Avdagiç, ‘Veriyi yönetenler, teknolojiyi geliştirenler ve yapay zekayı ekonomik güce dönüştürenler, oyun kurucu aktörler olacaklar’ dedi.



