Avrupa’da Orman Yangınları Önlem Alınmazsa Artacak

Yeni araştırma, Avrupa’daki orman yangınlarının %39 artabileceğini ve yangın yönetimindeki iyileştirmelerin bu artışı %70 azaltabileceğini gösteriyor.

Yapılan yeni bir araştırma, Avrupa’daki orman yangınlarının önlem alınmadığı takdirde en iyimser iklim senaryosunda bile %39 oranında artacağını ortaya koyuyor. Yangın yönetimindeki iyileştirmelerin ise bu artışı %70’ten fazla azaltabileceği belirtiliyor. Araştırmaya göre, yüzyılın sonuna gelindiğinde gezegenin ısınmasını durdurmak için en iyi senaryonun gerçekleşmesi durumunda bile, orman yangınlarının etkilediği alanın önemli ölçüde genişlemesi bekleniyor.

Almanya merkezli Potsdam İklim Araştırma Enstitüsü’nden uzmanların gerçekleştirdiği çalışma, sıcak, kuru ve rüzgarlı hava koşullarındaki artışın, küçük yangınların hızla kontrol edilemez hale gelmesine yol açabileceğini gösteriyor. Araştırmacıların modellediği en kötü senaryoda, küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme kıyasla 3,6 dereceye ulaşması durumunda, yanan alanın neredeyse üç katına çıkacağı öngörülüyor.

Yangın yönetimindeki iyileştirmelerin bu artışları %70’ten fazla azaltabileceği vurgulanıyor. Potsdam İklim Etkileri Araştırma Enstitüsü’nde ekosistem araştırmacısı olan ve çalışmanın başyazarı Maik Billing, yangın yönetimine yapılacak yatırımların belirli bir ölçüde fayda sağlayabileceğini ifade ederek, “Yangın yönetimi, iklim değişikliğinin azaltılmasının yerini tutamaz” dedi.

Araştırma, Avrupa’daki orman yangınlarının etkisini sürdürdüğü bir dönemde yayımlandı. Fransa, İspanya, İtalya, Hırvatistan ve Yunanistan gibi ülkeler, büyük yangınlarla mücadele ederken, Birleşik Krallık, Belçika ve Almanya gibi Kuzey Avrupa ülkelerinde de büyük yangınlar meydana geldi. Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi tarafından açıklanan verilere göre, Avrupa Birliği genelinde bu yangın sezonunun kayıtlardaki en kötü üçüncü sezon olması bekleniyor. 2025 ve 2022 yangın sezonlarının ardından üçüncü sırada yer alması öngörülen bu sezonda, şu ana kadar 600 bin hektardan fazla alanın yandığı bildiriliyor.

Araştırmacılar, 2070-2100 yılları için öngörülen yıllık yanan alanı, 2000-2030 dönemi için modelleme yoluyla elde edilen sonuçlarla karşılaştırdı. Buna göre, değişimin en önemli itici gücünün yangına neden olan hava koşullarındaki kötüleşme olduğu tespit edildi. Küresel ısınmanın 1,8 derece ile sınırlandırıldığı iyimser senaryoda bazı bölgelerde yangın havasında ılımlı artışlar görülürken, diğer bölgelerde çok az değişim yaşandı. Ancak kötümser senaryoda, yüzyılın sonuna kadar küresel sıcaklıkların 3,6 derece artması durumunda, araştırmacılar “Avrupa’nın neredeyse tamamında” yangın havasının istikrarlı biçimde kötüleşeceğini belirtti. Bilim insanları, mevcut politikaların yüzyılın sonunda küresel sıcaklık artışını yaklaşık 2,6 dereceye çıkaracağını öngörüyor.

Yangınlarla mücadeledeki iyileşmelerin sürdürülmesinin, kötüleşen yangın havasının etkilerini sınırlayabileceği vurgulandı. Daha düşük sıcaklık artışının gerçekleştiği senaryoda, yangınla mücadele kapasitesinin mevcut seviyelerde tutulması durumunda, yanan alanın %92 oranında azaltılabileceği hesaplandı. 1980’lerden bu yana yangın söndürme çalışmalarındaki gelişmelerin, Güney Avrupa’da yangın sayısını ve yanan alanı azalttığı bildirildi. Ancak küçük yangınların da dahil olduğu yangınların büyük bir kararlılıkla bastırılması, geride kalan yanıcı madde yükünün artmasına neden oldu. Bu durum, koşullar elverişli olduğunda yangınların aşırı boyutlara ulaşmasına zemin hazırladı ve sonuçta daha az sayıda, ancak çok daha şiddetli yangınların ortaya çıkmasına yol açtı.

Bu tür dev yangınlar, bu yıl temmuz ayının sonlarında Fransa ve İspanya’yı etkisi altına aldı. Yangınların itfaiye ekipleri tarafından kontrol altına alınamadığı bir güçle ilerlemesi üzerine 330 bini aşkın kişi evlerinden tahliye edilmek zorunda kaldı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu