AB’den Türkiye’ye Yeni Vaatler ve Jestler
AB Komisyonu Üyesi Marta Kos, Türkiye’ye yönelik yeni bir yaklaşım sergileyerek önemli vaatlerde bulundu.
AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Ankara ziyareti öncesi yaptığı açıklamalarda, Brüksel’in Türkiye’ye yönelik tutumunda önemli bir değişim sinyali verdi. Kos’un tanımladığı bu yeni yaklaşım, yalnızca diplomatik bir nezaket göstergesi değil, aynı zamanda Çin, Rusya ve ABD’nin genişleyen çıkar alanlarına karşı bir ‘Avrupa Kalesi’ inşa etme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Kos, ziyaretinin ana amacının ‘ortaklar arasında güven inşa etmek’ olduğunu vurguladı. Türkiye’nin aday ülke statüsünün devam ettiğini belirten Kos, 2018’den bu yana süregelen duraklamanın aşılması için ‘demokrasi alanında yeni bir enerjiye’ ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Brüksel için ‘güçlü demokratik kurumlar’, Gümrük Birliği ve vize serbestisi gibi teknik konuların kilidini açacak en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
AB’nin jeopolitik stratejisinin merkezinde ‘bağlantısallık’ yer alıyor. Kos, Avrupa’yı Orta Asya’ya bağlayacak olan Orta Koridor projesinin Türkiye olmadan hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Bu stratejik vizyon, ulaştırma yollarının yanı sıra dijital altyapı, fiber optik kablolar ve enerji boru hatlarını da kapsıyor. Ziyaret sırasında Ulaştırma ve Enerji bakanlarıyla gerçekleştirilecek görüşmeler, Türkiye’nin bu koridordaki ‘kilit taşı’ rolünü güçlendirecek somut adımların habercisi olacak.
Ziyaretin en dikkat çekici gelişmesi ise Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB) Türkiye’deki operasyonlarına yeniden başlaması. Kos, Ankara’da her biri 100 milyon avro değerinde iki önemli projeye imza atılacağını duyurdu. Bu projelerin odak noktası, yenilenebilir enerji ve ulaştırma alanlarında gerçekleştirilecek yatırımlar. AYB’nin geri dönüşü, Avrupalı yatırımcılar için Türkiye ile yeniden etkileşim sinyali olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, EBRD ve Dünya Bankası’nın da bağlantısallık projelerinde aktif rol alacağı belirtiliyor.
AB’nin kamu alımlarında Avrupa şirketlerine öncelik vermeyi planladığı ‘Made in Europe’ girişimi, Türk iş dünyasında endişelere yol açmıştı. Kos, bu konuda Türkiye’yi dışlayamayacaklarını ancak Türkiye’nin belirli şartları yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. Bu şartlar arasında, Türkiye’nin AB’nin karbon düzenlemelerine uyumu ve ürün güvenliği standartlarını tam olarak karşılaması yer alıyor. Kos, Türk iş dünyasından gelen talepleri dikkate alarak, ikili ticaretteki engellerin kaldırılması için çaba göstereceğini taahhüt etti.
Vize serbestliği konusu ise Türkiye’nin AB ile olan en önemli temas noktalarından biri. Kos, vize serbestleşmesi teklifinin hala masada olduğunu ancak altı kritik kriterin (terörle mücadele yasası, veri koruma, AB ile adli iş birliği vb.) yerine getirilmesi gerektiğini hatırlattı. Geçen yıl devreye giren ‘Cascade’ sistemi ile Türk vatandaşlarının çoklu vize alımlarının kolaylaştırıldığını ve bunun olumlu sonuçlar verdiğini belirtti. Nihai hedef, insanlar arasındaki bağlantıyı güçlendirmek ve vizesiz seyahati gerçekleştirmek.
Kos, Ukrayna savaşındaki Bayraktar İHA’larının rolüne atıfta bulunarak Türkiye’yi ‘Avrupa için doğal bir savunma ortağı’ olarak tanımladı. Türkiye’nin SAFE gibi savunma programlarına katılımının, üye devletlerle olan ilişkilerine bağlı olduğunu ancak güvenlik alanında Türkiye’yi daha güçlü görmek istediklerini belirtti. Kos’un Ankara ziyareti, 2026 yılının Türkiye-AB ilişkileri için bir ‘iyileşme yılı’ mı yoksa ‘yine bir hayal kırıklığı’ mı olacağını belirleyecek. Brüksel’in sunduğu bu yeni bakış açısı, Türkiye’nin stratejik önemini kabul ederken, karşılığında demokratik reformlar ve bölgesel iş birliği bekleyen dengeli bir pazarlık ortamı yaratıyor.




