Türkiye’de Tekstil ve Giyim Üretim Gücünü Koruma Zamanı

Tekstil ve giyimde üretim gücünü Türkiye’de tutmanın önemi ve sektördeki zorluklar ele alınıyor.

Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektörü, son yıllarda ciddi bir daralma sürecine girmiş durumda. Kapasite kullanım oranlarının yüzde 40’a düştüğünü ve son üç yılda 300 bin istihdam kaybı yaşandığını belirten Yağmur Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Bilgin Kaya, üretim gücünün Türkiye’de tutulmasının önemini vurguluyor. Pandemi döneminde Uzak Doğu’daki üretim sıkıntıları ve Avrupa’ya yapılan taşımadaki konteyner navlun fiyatlarının artışı, Türkiye için bir fırsat yaratmıştı. Kaya, Türkiye’nin üretim kabiliyeti ile lojistik avantajının birleştiği 2021 ve 2022 yıllarının sektör için ‘altın dönem’ olduğunu hatırlatıyor. Ancak 2023 itibarıyla talepteki düşüş, sektörün yeniden zor bir döneme girmesine neden oldu.

Kaya, mevcut kapasite kullanım oranlarının dikkate alındığında istihdam kaybı riskinin devam ettiğini belirtiyor. Sektörün Mısır’a taşınmasının getirdiği olumsuz etkiler de dikkat çekici. Mısır’a taşınan üreticilerin yeni bir pazar bulamaması, Türkiye’den ihracat yaptıkları müşterilere Mısır’dan üretim yapmaya devam etmeleriyle sonuçlandı. Ucuz işçilik ve Türk sanayicisinin kabiliyeti, Mısır’daki üretim maliyetlerini düşürdü ve bu durum Avrupa pazarından sipariş çekilmesine yol açtı. Kaya, bu baskının hala devam ettiğini ve iç pazarın da Mısır’dan yüksek miktarda ithalat yaptığını ifade ediyor.

Üretimin Mısır’a taşınmasını normal görenlerin, bu durumu Pakistan, Bangladeş ve diğer Uzak Doğu ülkeleriyle olan rekabetle açıklamaları ise Kaya’ya göre gerçekçi değil. Türkiye’nin lojistik gücü ile kaliteli ürünleri hızlı bir şekilde Avrupa’ya ulaştırabildiğini vurgulayan Kaya, bu avantajın kaybedilmemesi gerektiğini belirtiyor. Avrupa’nın, Uzak Doğu’daki üretim zorlukları ve yüksek navlun fiyatları nedeniyle siparişlerini Türkiye’ye kaydırdığını hatırlatan Kaya, bu durumun 2021-2022 yıllarında sektör için büyük bir fırsat sunduğunu ifade ediyor.

Kaya, Mısır’ın Türkiye’nin verimliliğini yakalamasının on yıllar alacağını savunarak, Avrupa’nın yanı başında Mısır’a üretim taşımayı yanlış buluyor. Üretim gücünün ve organizasyon yeteneğinin kaybedilmesinin yanı sıra, Türkiye’nin yıllardır oluşturduğu pazarın da tehlikeye girdiğini dile getiriyor. Kaya, Avrupa’nın yıllık ithalatının 2024 ve 2025’te yüzde 17-18 düşeceğini, bu durumun Türkiye’nin Avrupa’ya ihracatını da olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.

Avrupa’nın Hindistan ile yaptığı Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) önemli olduğunu, ancak Türkiye’nin kendi sorunlarını çözmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, Mısır’a olan üretim kayışını durdurmanın kendi iradelerinde olduğunu ifade ediyor. Mevcut fabrikaların kapatılmasının önüne geçilmesi gerektiğini, atıl makinelerin milli servet kaybına dönüşmemesi için mevcut kapasitenin korunması gerektiğini belirtiyor. Kaya, Türkiye’nin üretim gücünü kendi topraklarında tutması gerektiğini ve bu konuda acil önlemler alınması gerektiğini savunuyor.

Yavuz Bilgin Kaya’nın kendi üretim yolculuğu ise 1968 yılında Konya’nın Taşkent ilçesinde başlamış. Çevre mühendisliği eğitimi aldıktan sonra gıda ve tekstil sektörlerinde yöneticilik yapmış ve girişimciliğe adım atmıştır. Kaya, üretim ve toplumsal faydayı bir arada düşünerek, Türkiye’nin kalkınma vizyonuna katkıda bulunmayı hedefliyor.

Kaya, sektördeki mevcut sorunlara çözüm önerilerini de sıralıyor. Teşvik sisteminin yeniden düzenlenmesi, mevcut kapasitenin korunması, yerli üretimin desteklenmesi gibi adımların atılması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, iş gücü maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini ve bu konuda sektörün kendi iradesini kullanması gerektiğini vurguluyor. Kaya, Türkiye’nin tekstil ve giyim sektöründeki üretim gücünü korumasının önemine dikkat çekiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu