Michigan kömür santrali kararında Trump’a mahkeme engeli
Mahkeme, Trump yönetiminin Michigan’daki J.H. Campbell kömür santralini emeklilik sonrası çalıştırma kararında yetkisini aştığına hükmetti.
Mahkeme, Trump yönetiminin Michigan’daki J.H. Campbell kömür santralinin emeklilik sonrasında da çalıştırılmasını zorunlu kılan kararında yetkisini aştığına hükmetti. Karar, ABD Enerji Bakanlığı’nın (DOE) Mayıs 2025’te verdiği ve santralin faaliyetlerini sürdürmesini öngören talimatla sınırlı tutuldu.
Çevre kuruluşlarını temsil eden Earthjustice’in kıdemli avukatlarından Michael Lenoff, mahkemenin DOE’nin yasal yetki sınırlarını ciddi biçimde aştığını ortaya koyduğunu söyledi. Lenoff, bakanlığın mevcut Campbell kararını geri çekmesi ve santralin planlanan şekilde kapanmasına izin vermesi gerektiğini belirtti.
Michigan Başsavcısı Dana Nessel’in açıklamasına göre söz konusu talimat, santralin sahibi Consumers Energy’nin müşterilerine Mart 2026’ya kadar yaklaşık 180 milyon dolarlık ek maliyet getirdi. Cuma günü verilen karar ise daha sonra çıkarılan emirleri kapsamıyor; yalnızca Mayıs 2025 tarihli talimatı ele alıyor.
Enerji Bakanlığı kararla ilgili henüz açıklama yapmadı. Sierra Club’ın temyiz başdanışmanı Sanjay Narayan, kurumun davanın Washington’daki federal temyiz mahkemesinin tüm yargıçları tarafından yeniden görülmesini isteyebileceğini ya da dosyayı ABD Yüksek Mahkemesi’ne taşıyabileceğini ifade etti.
Narayan, DOE’nin emeklilik tarihlerini aşacak şekilde işletmeye zorladığı diğer santraller için de ayrı hukuki itirazlar yapıldığını ve son kararın bu girişimleri güçlendirdiğini söyledi. Santrallerin koşullarının birbirinden farklı olduğunu belirten Narayan, buna rağmen eyaletlerin elektrik arzındaki olası sorunlara karşı hazırlıksız olmadığını savundu.
Çevre kuruluşlarına göre Michigan kömür santrali gibi tesislerin kapatılmasının temel gerekçeleri arasında daha düşük maliyet ve hava kirliliğine bağlı sağlık sorunlarının azaltılması bulunuyor. Narayan, DOE’nin zorunlu işletme kararlarının yüksek emisyonlu ve pahalı enerji kaynaklarını kamuya dayatma girişimi olduğunu öne sürdü.



