Kırtasiye Sektöründe Yeni Dönem: ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ Başlıyor

Kırtasiye sektörü, ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışıyla dönüşüm sürecine giriyor. Tüketici deneyimi ve mağaza tasarımı yenileniyor.

Türkiye genelinde yaklaşık 8 bin kırtasiye bulunuyor ve bunların 500’e yakını ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışını benimsemiş durumda. Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, bu yeni mağazacılık anlayışının binlerce kırtasiyeye yayılması için çalışmaların başladığını duyurdu.

Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye sektöründe alışveriş hareketliliği yaşanırken, perakende anlayışında da önemli bir değişim süreci bekleniyor. TÜKİD’in öncülüğünde geliştirilen ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ yaklaşımı, mağazaların fiziksel yenilenmesinin yanı sıra, ürün çeşitliliği, teknolojik altyapı, müşteri hizmetleri ve tüketicinin mağazada geçirdiği zamanın kalitesini de kapsayan geniş bir dönüşümü ifade ediyor.

Hedef, 12 ay boyunca aktif kırtasiyeler yaratmak

Taha Keresteci, kırtasiyelerin sadece okul dönemlerinde alışveriş yapılan yerler olmaktan çıkıp, yaşam alanları haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye genelinde 8 bin kırtasiye bulunduğunu belirten Keresteci, mevcutta 500 civarında işletmenin ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışına uygun bir yapıda olduğunu ve bu sayının önümüzdeki 5 yıl içinde binlerce noktaya ulaşabileceğini ifade etti.

Kasım ayında gerçekleştirilecek 1. TÜKİD Perakende Zirvesi’nin dönüşüm sürecinin önemli bir başlangıç noktası olacağını belirten Keresteci, zirvenin ana gündem maddelerinden birinin ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ olacağını açıkladı.

Mağazacılığın geleceği, tüketici beklentilerindeki değişim ve kırtasiyelerin daha cazip hale getirilmesi gibi konular zirvede ele alınacak. Keresteci, her yaş grubundan tüketiciyi çekebilecek yeni uygulamalar üzerinde duracaklarını belirtti.

Yeni nesil mağazacılık anlayışının, kırtasiye sektörünün sadece okul sezonuyla anılmasını engelleyeceğini vurgulayan Keresteci, kırtasiyeciliğin yılın 12 ayına yayılan bir yapıya kavuşmasını hedeflediklerini söyledi. Kırtasiyelerin, alışveriş yapılan yerler olmaktan çıkıp, insanların vakit geçirmek istediği yaşam alanlarına dönüşmesinin hem esnafa hem de sektöre büyük katkı sağlayacağını ifade etti.

Dönüşüm süreci farklı alanlarda ilerliyor

Keresteci, kırtasiyelerdeki dönüşümün tek bir model üzerinden gerçekleşmediğine dikkat çekerek, işletmelerin farklı alanlarda kendilerini geliştirebildiklerini söyledi. Bazı mağazalar fiziksel olarak yenilenirken, bazıları dijitalleşme, ürün çeşitliliği veya müşteri deneyiminde öne çıkıyor. Bazı işletmeler ise atölye, etkinlik ve farklı kullanım alanları ile müşterilerin daha uzun süre vakit geçirebileceği mekanlara dönüşüyor.

Keresteci, dönüşüm sürecinin halihazırda başladığını ve kırtasiyecilerin kendi bütçeleri ve mağaza ölçekleri doğrultusunda farklı adımlar atabileceğini belirtti. Bu bağlamda, vitrin, raf ve aydınlatma gibi fiziksel unsurların yenilenmesinden dijital altyapının güçlendirilmesine, küçük hobi ve etkinlik alanlarının oluşturulmasından oturma alanları, atölyeler ve uygun mağazalarda kafe konseptlerine kadar çeşitli uygulamaların hayata geçirilebileceğini ifade etti.

Yatırımın büyüklüğünden ziyade doğru alana yönlendirilmesinin önemine dikkat çeken Keresteci, temel kriterin yatırımın kırtasiyeciye sağlayacağı geri dönüş olması gerektiğini vurguladı.

Yeni mağazacılık modeli rekabet gücünü artıracak

Günümüzde tüketicilerin çok sayıda satış kanalına sahip olduğunu belirten Keresteci, e-ticaret, büyük perakende zincirleri ve farklı dijital satış platformlarının kırtasiyeciler açısından rekabeti artırdığını ifade etti. Kırtasiyelerin yalnızca ürünleri raflarında sergileyerek rekabet etmesinin giderek zorlaştığını belirten Keresteci, sektörün en önemli avantajlarından birinin tüketiciyle doğrudan temas kurabilmesi olduğunu söyledi. Yeni nesil mağazacılık anlayışıyla bu avantajı daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Mağaza tasarımı ve müşteri deneyiminin yanı sıra dijitalleşme, sosyal medya, e-ticaret, kategori ve stok yönetimi gibi başlıkların da dönüşüm sürecinin önemli parçaları olduğunu belirten Keresteci, mağazaların yaşam alanlarına dönüştürülmesinin de gündemde olduğunu söyledi.

Atölyeler, etkinlik alanları, sanat ve hobi bölümleri, oturma alanları ve mağazanın yapısına uygun kafe konseptleri gibi uygulamaların değerlendirileceğini belirten Keresteci, böylece tüketici ile mağaza arasındaki ilişkinin güçlendirilmesinin amaçlandığını ifade etti.

Ekranlardan uzaklaşma arayışı kırtasiyeye yeni fırsatlar sunuyor

Günümüzde insanların yoğun biçimde ekranlarla çevrili bir yaşam sürdüğünü belirten Keresteci, tüketicilerin bu dijital yoğunluktan uzaklaşabilecekleri alanlar aradığını söyledi. Kalem ve kâğıdın bu noktada yeniden değer kazandığını ifade eden Keresteci, özellikle genç kuşağın kırtasiye ürünlerine yaklaşımındaki değişimin sektör açısından yeni fırsatlar yarattığını belirtti.

Kırtasiyenin sessiz ama güçlü bir ekonomik yapıya sahip olduğunu vurgulayan Keresteci, bir defterin veya kalemin arkasında Türkiye’nin çok çeşitli ve rekabetçi şirketleri ile markalarının bulunduğuna dikkat çekti. Geçmiş kuşakların kırtasiyeyi daha çok zorunlu bir ihtiyaç olarak gördüğünü belirten Keresteci, günümüz gençlerinin ise kırtasiye ürünlerini bir kimlik unsuru ve sosyal medya estetiğinin parçası olarak değerlendirebildiğini söyledi. Bu değişimin sektör açısından daha önce bulunmayan yeni bir pazarlama alanı oluşturduğunu ifade eden Keresteci, kırtasiyeleri yeni nesil tüketici için daha cazip, deneyim odaklı ve yaşayan alanlara dönüştürmek istediklerini belirtti.

“Enflasyondan en az etkilenen sektörlerden biriyiz”

Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde sektörün hazırlıklarını tamamladığını belirten Keresteci, üreticiden ithalatçıya, toptancıdan perakendeciye kadar sektörün tüm paydaşlarının ürün, stok, fiyatlandırma ve satış stratejilerini belirlediğini söyledi. Özellikle son dönemde çanta, defter, kalem, boya, beslenme ürünleri ve temel okul ihtiyaçlarına yönelik talebin arttığını belirten Keresteci, bu yıl kırtasiye ürünlerindeki fiyat artışlarının diğer sektörlere kıyasla daha sınırlı kaldığını ifade etti.

Bu durumun, sektörün tüketiciyi korumak amacıyla kâr marjlarını düşük tutma çabasının bir sonucu olduğunu belirten Keresteci, son yıllarda gıda, giyim ve elektronik gibi sektörlerde yaşanan yüksek fiyat artışlarının kırtasiye sektöründe aynı ölçekte gerçekleşmediğini söyledi. Üretici ve tedarikçi firmaların düşük kâr marjlarıyla çalışarak velileri ve tüketicileri korumayı önceliklendirdiğini ifade eden Keresteci, kırtasiye sektörünün enflasyondan en az etkilenen sektörlerden biri olduğunu belirtti. Bu olumlu tablonun yılın kırtasiye alışverişlerine de olumlu yansımasını beklediklerini sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu