Trump’tan Deniz Ablukasını Kaldırma Açıklaması
Trump, deniz ablukasını kaldırarak bölgedeki gemilerin dönüş sürecine başlayacağını açıkladı. İran ile ilişkilerde yeni bir dönem mi başlıyor?
ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ateşkes anlaşması çerçevesinde deniz ablukasını kaldıracağını duyurdu. Bu karar, bölgede mahsur kalan gemilerin geri dönüş sürecine başlamasına olanak tanıyacak. Ancak Trump, sürecin ne zaman başlayacağına dair herhangi bir takvim vermedi.
Bloomberg’in aktardığına göre, İran ile yaşanan çatışmaların ardından Basra Körfezi’nde sıkışan büyük petrol tankerlerinin yaklaşık dörtte biri bölgeden ayrılmayı başardı. Denizcilik verilerine göre, Körfez’de mahsur kalan 109 süper tankerden 29’u ya bölgeden çıkmış ya da İran tarafından geçiş izni almış durumda.
Öte yandan, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği hâlâ yavaş ilerliyor. Uzmanlar, gemilerin yeniden seyre çıkma kararında, bölgede uzun süre mahsur kalma endişesinin etkili olduğunu belirtiyor.
Cuma günü yayımlanan ortak bir bildiride, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), mevcut krizin kalıcı ekonomik sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulundu. Kuruluşlar, küresel petrol stoklarının hızla erimesinin yanı sıra, devam eden aksaklıkların gıda ve diğer kritik tedarik zincirleri üzerinde geniş kapsamlı etkiler yaratabileceğini vurguladı.
Trump’ın açıklamasından kısa bir süre önce, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) günlük faaliyet raporunu yayımladı. Raporda, İran limanlarına giriş ve çıkışları engellemek amacıyla toplam 115 ticari geminin rotasının değiştirildiği belirtildi. Daha önce devre dışı bırakıldığı ifade edilen dört gemiye dair detay verilmedi, ancak yönü değiştirilen gemi sayısının her gün arttığı kaydedildi.
Trump, sosyal medya paylaşımında, “İnanılmaz ve benzeri görülmemiş deniz ablukamız nedeniyle boğazda mahsur kalan gemiler, artık kaldırılacak olan bu abluka sayesinde eve dönüş sürecine başlayabilir. Eşlerinize, kocalarınıza, anne babalarınıza ve ailelerinize selam söyleyin” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı, ablukanın kaldırılmasının Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasına yönelik çabaların bir parçası olduğunu belirtti. İran’ın boğazı her iki yönde de kısıtlama olmaksızın gemi trafiğine açması gerektiğini vurgulayan Trump, ABD’nin bölgedeki mayınların çoğunu etkisiz hale getirdiğini, İran’ın ise kalan mayınları temizlemesi veya imha etmesi gerektiğini ifade etti.
Trump’ın öne sürdüğü şartlar arasında İran’ın nükleer silah sahibi olmaması ve geçen yıl ABD tarafından bombalanan tesislerde bulunan zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesi yer alıyor. Bu işlemi gerçekleştirebilecek teknik kapasiteye yalnızca ABD ve Çin’in sahip olduğunu iddia eden Trump, sürece Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) da dahil olacağını belirtti. Ancak İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin geleceği hakkında herhangi bir değerlendirme yapmadı.
Trump, sürece dair net bir zaman çizelgesi sunmadı. Danışmanlarıyla görüşmek üzere Beyaz Saray Durum Odası’na geçeceğini ve ardından “nihai bir karar” vereceğini açıkladı. Ancak ABD medyasında yer alan haberlere göre, Trump, yaklaşık iki saat süren toplantının ardından herhangi bir karar açıklamadan ayrıldı.
İran cephesinden ise Trump’ın öne sürdüğü şartlara dair henüz resmi bir açıklama gelmedi. İran’ın dini lideri Mücteba Hamenei’nin bir askeri danışmanı, ABD deniz ablukasının “makul bir sürenin ötesine uzaması” halinde İran’ın karşılık vereceği uyarısında bulunmuştu.
Uzmanlar, İran’ın petrol ihracatının büyük ölçüde durma noktasına geldiğini belirtiyor. TankerTrackers.com’un çarşamba günü yayımladığı değerlendirmeye göre, “ABD Donanması’nın uyguladığı abluka nedeniyle yaklaşık 60 milyon varil İran ham petrolü bloke edilmiş durumda. Bu da Tahran’ın yaklaşık 6 milyar dolarlık petrol gelirine erişemediği anlamına geliyor” denildi.
İran yönetimi, olası bir anlaşmanın ABD güçlerinin bölgeden çekilmesini de içermesi gerektiğini defalarca vurgulamış durumda. ABD’nin, Trump’ın nisan ayı ortasında ilan ettiği ablukayı uygulamak ve Hürmüz Boğazı’nın doğu girişini kontrol altında tutmak amacıyla bölgede yaklaşık 20 savaş gemisi bulundurduğu belirtiliyor.




