Enerji Haritası Yeniden Şekillenecek, Güven Ön Planda Olacak
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, enerji haritasının yeniden şekilleneceğini ve güvenin fiyatlardan daha belirleyici olacağını açıkladı.
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmelerin enerji sektöründe önemli değişimlere yol açtığını ifade etti. TÜSİAD’ın düzenlediği Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Birol, Hürmüz kriziyle başlayan enerji sorunlarının etkilerini ve bu durumun sektörde yarattığı dönüşümü örneklerle anlattı.
Hürmüz ile ilgili anlaşma şartlarının oluştuğunu belirten Birol, eğer bir anlaşma sağlanamazsa, bu ay sonunda dünyanın ciddi bir krizle karşı karşıya kalabileceğini vurguladı. Hürmüz konusunda bir anlaşma sağlansa bile, artık bu durumun kalıcı etkileri olacağını belirten Birol, “Vazo kırıldı ve eski haline getirilemez. Tüm aktörler, Hürmüz’ün bir kez kapandığını ve tekrar kapanabileceği endişesini taşıyor. Bu durum, enerji piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açtı ve birçok ülke enerji stratejilerini gözden geçirmeye başladı,” dedi.
Enerji Piyasasında Dönüşüm
Birol, enerji piyasasında yaşanan dönüşümlere dikkat çekerek, “Dört yıl önce enerjinin iki ana damarı vardı; biri Rusya’dan Avrupa’ya giden boru hatları, diğeri ise Hürmüz Boğazı. Şu anda her ikisi de kapalı. Avrupa, Rusya’dan aldığı enerjinin oranını yüzde 38’den yüzde 5’e düşürdü ve 2027’de bu rakam sıfıra inecek. Bu, büyük bir başarıdır. Ancak Hürmüz’ün kapanma riski hala mevcut,” şeklinde konuştu.
Güven Ön Planda
Birol, enerji piyasalarının en önemli unsurunun artık güven olduğunu belirtti. Ülkelerin enerji alımında fiyat yerine güvenilirliğe odaklandıklarını ifade eden Birol, “Artık insanlar, risk yoksa daha pahalıya almayı tercih ediyor. Güven, birçok işte ve anlaşmada kritik bir faktör haline geliyor. Bazı ülkeler enerji satabilir, ancak insanlar mümkün olduğunca çeşitlendirmeye ve tek bir kaynağa bağımlı olmamaya özen gösteriyor,” dedi.
Birol, savaşın başlangıcından bu yana piyasalarda yaşanan değişikliklere de değindi. Ortadoğu’daki risk algısının arttığını belirten Birol, “Suudi Arabistan ve BAE yıllarca petrol ve doğal gazlarını Hürmüz’den geçirebiliyordu, ancak şimdi alternatif boru hatları inşa ediyorlar. Ayrıca, birçok ülke daha önce göz ardı edilen yerli fosil yakıtları değerlendirmeye başladı. Güvenilir kabul edilen ülkelerde önemli projelere yöneliyorlar. Elektrifikasyon, yenilenebilir enerji ve nükleer enerji alanında da önemli gelişmeler yaşanıyor,” dedi.
Yeni Elektrik Çağı
Birol, dünyanın yeni bir elektrik çağına girdiğini ve bu durumu 2,5 yıl önce öngördüğünü hatırlattı. Elektrik talebinin dünya enerji talebinden üç kat daha hızlı büyüdüğünü vurgulayan Birol, elektrikli araçların sayısındaki artışa dikkat çekti. Beş yıl önce her 100 araçtan sadece 5’i elektrikli iken, bu rakamın bugün 30’a çıktığını belirtti. Yapay zeka ve klima kullanımındaki artışın da elektrik talebini artırdığını ifade etti.
COP31 Türkiye İçin Fırsat
Son olarak, Türkiye’de düzenlenecek COP31 toplantısına değinen Birol, bu etkinliğin büyük bir fırsat olduğunu vurguladı. “Dünyadaki iklim olaylarının sayısı ve şiddeti artarken, iklim değişikliğine olan ilginin azalması ilginç bir çelişki. COP31 Türkiye’de gerçekleşecek ve bu, 80-90 hükümet ve devlet başkanının katılımıyla muazzam bir fırsat sunacak,” dedi.




