Saloni Mobilya, Yurt Dışında Franchise Modeli ile Büyüyecek
Saloni Mobilya, yurt dışında franchise modeli ile büyümeyi ve ihracat hedefini 50 milyon dolara çıkarmayı planlıyor.
26 yıldır Bursa’da faaliyet gösteren Saloni Mobilya, global pazarda daha güçlü bir konum elde etmek için önemli adımlar atıyor. Şirket, önümüzdeki beş yıl içinde ihracatını 20 milyon dolardan 50 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor. CEO Haluk Özbek, bu hedef doğrultusunda 40 ülkede kurumsal showroom ağı oluşturmayı ve yeni franchise üretim modelleri geliştirmeyi planladıklarını belirtti.
Saloni Mobilya’nın Türkiye’nin önde gelen premium mobilya markalarından biri haline geldiğini ifade eden Özbek, markanın uluslararası alanda daha fazla tanınması için sürekli olarak yatırımlar yaptıklarını vurguladı. Özbek, günümüzde mobilya sektöründe yalnızca üretim kapasitesinin yeterli olmadığını, asıl rekabetin marka değeri oluşturabilmekten geçtiğini söyledi. Bu anlayışla hareket ettiklerini belirten Özbek, “Kalıcı başarı için güçlü bir marka algısı oluşturmak gerekiyor” dedi.
Şirketin büyüme stratejisinin merkezinde satış kanallarının yer aldığını ifade eden Özbek, 2006 yılında açtıkları ilk kurumsal mağazadan bu yana Türkiye’de yaklaşık 50 mağazaya ulaştıklarını kaydetti. Yurt dışında showroom yatırımlarının hızlandığını belirten Özbek, Amerika’da beşinci showroomlarını açtıklarını ve dünya genelinde 200’den fazla satış noktasına sahip olduklarını dile getirdi. Yakın gelecekte 40 ülkede kurumsal showroom açmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
Turquality ile İhracatta Hedef Büyüttü
Son üç yılda yıllık yaklaşık 20 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıklayan Özbek, Turquality programına katılmalarının global büyüme sürecine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Özbek, “Önümüzdeki beş yıl içinde ihracatımızı 50 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Turquality’nin sağladığı desteklerle markalaşma ve uluslararası pazarlardaki kalıcılığımızı güçlendireceğiz” dedi. Saloni’nin 7-8 fabrikada 80 bin metrekare kapalı alanda üretim yaptığını ve 800’e yakın kişiyi istihdam ettiğini belirtti.
Kolektif Üretim Modeli ile Büyüyor
Saloni’nin sektördeki farklılaşma noktalarından birinin “kolektif üretim modeli” olduğunu belirten Özbek, farklı ürün gruplarını ayrı tesislerde ürettiklerini söyledi. Yatak odası, yemek odası, sandalye ve sehpa gibi ürünlerin farklı fabrikalarda üretildiğini ifade eden Özbek, her fabrikanın yönetiminde ortaklık modeli uyguladıklarını anlattı. “Yükü de kazancı da paylaşma anlayışıyla hareket ediyoruz” diyen Özbek, bu model sayesinde üretim verimliliğinin ve kalite standartlarının yükseldiğini belirtti.
Tasarım Kampüsünde Yeni Koleksiyonlar Geliştiriliyor
Tüketici beklentilerinin hızla değiştiğine dikkat çeken Özbek, dijitalleşme ve sosyal medya sayesinde kullanıcıların tasarım konusunda daha bilinçli hale geldiğini ifade etti. Şirket bünyesinde 25’in üzerinde kreatif ekip çalışanı bulunduğunu kaydeden Özbek, her yıl yeni koleksiyonlar geliştirerek bunları eş zamanlı olarak Türkiye ve yurt dışındaki showroomlara sunduklarını belirtti. Ayrıca, Saloni’nin mühendislik alanında da önemli yatırımlar yaptığını ve 55’in üzerinde mühendis istihdam ettiklerini söyledi.
Dijitalleşme Tek Başına Yeterli Değil
Dijitalleşme ve yapay zeka yatırımlarının önemini kabul etmekle birlikte, bunların tek başına rekabet avantajı sağlamayacağını ifade eden Özbek, gelecekte insan emeği ve zanaatkârlığın yeniden ön plana çıkacağını savundu. Şirket bünyesinde yapay zeka ve yazılım geliştirme alanında çalışan özel ekiplerin bulunduğunu belirten Özbek, “Teknoloji önemli ancak asıl farkı iyi yetişmiş insan kaynağı, tasarım gücü ve hikâyesi olan ürünler oluşturacak” dedi.
Franchise Üretim Modeli Yolda
Küresel büyüme stratejisinin yeni aşamasında uluslararası üretim ortaklıklarının da yer aldığını açıklayan Özbek, Saloni markasıyla yurt dışında üretim yapılmasına yönelik önemli görüşmeler yürüttüklerini söyledi. Komşu ülkelerden birinde mutfak üretimi için anlaşma aşamasına geldiklerini belirten Özbek, Latin Amerika başta olmak üzere farklı bölgelerde franchise üretim modelleri üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da da benzer yapılanmalar planladıklarını kaydeden Özbek, “Mobilya lojistiği maliyetli bir sektördür. Bu nedenle belirli bölgelerde yerinde üretim ve franchise modeliyle büyümeyi hedefliyoruz” dedi.
Türk Mobilyasının Algısını Yükseltmeliyiz
Türk mobilya sektörünün küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşması için sektörün ortak marka algısını geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Özbek, kaliteli tasarım, güvenilir üretim ve güçlü markalaşmanın Türkiye’nin rekabet gücünü artıracağını söyledi. Türk tasarımcılarla çalışmaya büyük önem verdiklerini belirten Özbek, genç tasarımcıların ve mühendislerin sektöre kazandırılmasının önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olacağını sözlerine ekledi.




