TCMB’nin Altın Satışları Piyasalarda Dalgalanmalara Neden Oldu
TCMB’nin son iki haftada gerçekleştirdiği altın satışları, piyasalarda önemli dalgalanmalara yol açtı.
Son günlerde altın fiyatlarındaki dalgalanmanın arkasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) gerçekleştirdiği satışlar yatıyor. İran savaşı sonrası artan döviz talebi ve enerji maliyetleri, TCMB’yi altın rezervlerini kullanmaya yönlendirdi. Banka, son iki haftada yaklaşık 60 tonluk bir satış ve swap işlemi gerçekleştirdi. Bu durum, hem küresel altın fiyatları üzerinde aşağı yönlü bir baskı yarattı hem de rezervlerde 2018 yılından bu yana en büyük düşüşü beraberinde getirdi. TCMB’nin bu adımı, Türkiye’nin son yıllardaki altın biriktirme politikasında önemli bir değişikliğe işaret ediyor.
İran savaşıyla birlikte küresel piyasalarda artan belirsizlik, Türkiye’de döviz talebini ve enerji maliyetlerini hızla artırdı. Bu bağlamda TCMB, likiditeyi yönetmek ve Türk Lirası üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla altın rezervlerini devreye aldı. Yapılan işlemlerin bir kısmı doğrudan satış, büyük bir kısmı ise döviz ve TL likiditesi sağlamak amacıyla swap anlaşmaları üzerinden gerçekleştirildi. Yaklaşık 60 ton altın satışının piyasa değeri 8 milyar doların üzerinde bir rakama ulaştı.
TCMB’nin verilerine göre, altın rezervlerinde yaşanan düşüş oldukça dikkat çekici. 13 Mart haftasında 6 ton, 20 Mart haftasında ise 52,4 tonluk bir gerileme kaydedildi. Toplamda yaklaşık 58,4 tonluk bir azalma, Ağustos 2018’den bu yana en büyük haftalık rezerv kaybı olarak tarihe geçti. Bu durum, Merkez Bankası’nın savaş kaynaklı finansal baskılara karşı hızlı ve etkili bir müdahalede bulunduğunu gösteriyor.
Türkiye, son on yılda dünya genelinde en agresif altın alıcılarından biri olarak öne çıkmıştı. Ancak son gelişmeler, bu stratejide geçici bir yön değişikliğine işaret ediyor. TCMB’nin yaklaşık 135 milyar dolarlık altın rezervi bulunuyor ve bu hamle, döviz likiditesi sağlamak, Türk Lirası’nı desteklemek ve iç piyasada talebi dengelemek amacıyla gerçekleştirildi. Uzmanlara göre, bu durum, “altın biriktiren merkez bankası” profilinden “gerektiğinde altın kullanan merkez bankası” modeline geçiş anlamına geliyor.
TCMB’nin gerçekleştirdiği işlemler, küresel altın piyasasında da etkili oldu. Son iki haftada yaklaşık 60 ton altın satışı yapılırken, aynı dönemde altın ETF’lerinden yaklaşık 43 ton çıkış gerçekleşti. Bu durum, Türkiye kaynaklı satışların küresel piyasada önemli bir ağırlık oluşturduğunu gösteriyor. Altın fiyatları, bu ay yaklaşık %15 geriledi. Bu düşüşte, kar realizasyonları, İran savaşı sonrası likidite ihtiyacı ve merkez bankalarının satışları etkili oldu.
TCMB’nin kullandığı swap mekanizması, altın teminat gösterilerek döviz sağlanması ve ileride altının geri alınması taahhüdü verilmesi şeklinde işliyor. Bu sayede, rezervler tamamen satılmadan kısa vadeli finansman elde edilebiliyor. TCMB’nin altın hamlesinin arkasında artan enerji maliyetleri ve yükselen dolar talebi gibi temel faktörler bulunuyor. İran savaşıyla birlikte petrol ve doğalgaz fiyatlarının yükselmesi, Türkiye’nin ithalat faturasını artırırken, küresel risk iştahındaki düşüş, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde dolar talebini hızlandırdı.
Uzmanlar, İran savaşının yalnızca Türkiye’yi değil, diğer merkez bankalarını da etkilediğini belirtiyor. Bazı merkez bankalarının altın talebini azaltabileceği veya rezervlerinden satışa yönelebileceği öngörülüyor. Bu durum, küresel ölçekte altın talebinde bir yavaşlama anlamına gelebilir. Altın fiyatları son düşüşün ardından toparlanma sinyalleri verse de belirsizlik devam ediyor. Analistler, ABD-İran gerilimine dair netlik sağlanana kadar piyasada yüksek oynaklığın süreceğini ifade ediyor.




