Körfez’de Savaş Tehlikesi: Deniz Ticaretinde Kriz Başladı
Körfez’deki savaş tehdidi, deniz ticaretini olumsuz etkiliyor. Yunanistan acil uyarılar yaparken, küresel tedarik zincirinde ciddi sorunlar yaşanıyor.
Ortadoğu’da uzun zamandır devam eden gerilim, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı doğrudan saldırılarla yeni bir aşamaya geçiş yaptı. İran’ın askeri tesislerine yapılan bu saldırılar, bölgedeki çatışmaları tırmandırarak deniz ticaret yollarını tehdit eder hale getirdi. İran, misilleme tehdidinde bulunarak askeri kapasitesini tam anlamıyla seferber etti ve bu durum, karadaki çatışmaların denizlere sıçramasına neden oldu. Böylece, dünyanın en yoğun enerji ve ticaret yolları doğrudan çatışmanın merkezine yerleşti.
Yunanistan, savaşın deniz ticaretine etkilerini göz önünde bulundurarak, armatörlere ve gemi kaptanlarına acil bir uyarı yaptı. Yunanistan Denizcilik Bakanlığı, Basra Körfezi, Umman Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Kuzey Arap Denizi’nden uzak durulmasını tavsiye etti. Resmi açıklamada, krizin Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ne sıçrama ihtimaline de dikkat çekilerek, Yunan bayraklı gemilerin olası füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı dikkatli olmaları gerektiği vurgulandı.
Hürmüz Boğazı’nın risk altına girmesi, dünya petrol sevkiyatını tehdit ederken, denizcilik sektöründe büyük bir panik yaşandı. Büyük denizcilik şirketleri, güvenliklerini sağlamak amacıyla rotalarını yeniden gözden geçirmek zorunda kaldı. Süveyş Kanalı’nın ardından Basra Körfezi’nin de kapatılması, gemilerin Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’na yönlendirilmesine neden oldu. Bu durum, seyir sürelerini uzatırken, yakıt tüketimini ve navlun maliyetlerini artırarak küresel piyasalarda yeni bir enflasyon dalgasının habercisi oldu.
Denizcilik sektöründeki en büyük sorunlardan biri, sigorta primlerindeki artış oldu. Çatışma bölgelerinden geçmek zorunda kalan veya bu bölgelerde mahsur kalan gemiler için uygulanan savaş riski sigorta primleri rekor seviyelere ulaştı. Asimetrik saldırı tehditleri, gemilerin tam hasar riskini artırırken, birçok sigorta şirketi bölgeye teminat vermeyi durdurdu. Poliçe kesenler ise gemi değerinin büyük bir yüzdesi oranında ek bedeller talep ediyor.
Bölgedeki askeri hareketlilik, ticari gemileri sadece fiziksel tehditlerle değil, aynı zamanda görünmeyen tehlikelerle de karşı karşıya bırakıyor. GPS karartmaları ve sinyal karıştırma gibi elektronik müdahaleler, devasa ticari gemilerin kaza yapma riskini artırıyor. Gemilerin otomatik tanımlama sistemlerini kapatmaları, sektördeki kaosu daha da derinleştiriyor. Bu tehlikeli koşullar altında kalan gemi mürettebatının can güvenliği tehlikeye girerken, denizcilik şirketleri bu riskli sularda görev alacak personel bulmakta zorlanıyor.




