BM: İklim Krizini Göz Ardı Eden Güvenlik Stratejileri Yetersiz

BM iklim şefi, iklim krizini hesaba katmayan ulusal güvenlik stratejilerinin yetersiz olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler iklim şefi Simon Stiell, İstanbul’da gerçekleştirilen COP31 zirvesine ilişkin toplantıda yaptığı konuşmada, artan sera gazı salınımının kıtlık, yerinden edilme ve savaşları tetikleyen iklim aşırılıklarını artırdığını ifade etti. Stiell, iklim krizini göz ardı eden ulusal güvenlik stratejilerinin son derece dar kapsamlı olduğunu belirterek, bu durumun ülkeleri yeni bir dünya düzensizliğine açık hale getireceğini vurguladı.

Stiell, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin yürütme sekreteri olarak, güvenliğin birçok liderin gündeminde yer aldığını ancak çoğunun bu kavramı dar bir çerçevede tanımladığını söyledi. İklim eyleminin, güvenlik konularında ciddi olan her lider için hayati bir öneme sahip olduğunu dile getiren Stiell, iklim etkilerinin her nüfusu ve ekonomiyi tehdit edebileceğini kaydetti.

Bu hafta sonu Münih’te düzenlenecek yıllık güvenlik konferansına birçok hükümetin liderleri ve üst düzey yetkilileri katılacak. Ancak, ülkelerin askeri harcamalar ve küresel istikrarsızlık konularını tartışırken, iklimin gündemin alt sıralarında kalacağı öngörülüyor. Stiell, bu durumu eleştirerek, artan sera gazı kirliliğinin kıtlık ve yerinden edilme gibi sorunları artıracağını belirtti.

İklim işbirliğinin, mevcut kaos ve baskılara karşı bir çözüm sunduğunu ifade eden Stiell, temiz enerjinin fosil yakıt maliyetlerinin hızla arttığı bir dönemde önemli bir alternatif olduğunu vurguladı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının, ülkeleri savaşlar ve ticaret kargaşalarından koruyabileceğini de sözlerine ekledi.

İstanbul’daki toplantıda ayrıca COP31’in eylem gündemi de değerlendirildi. Sızdırılan ilk taslakta, COP30’da ele alınan fosil yakıtların aşamalı olarak terk edilmesine dair bir maddenin yer almadığı dikkat çekti. COP31, bu Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek ve Türkiye bu zirveye başkanlık edecek, ancak müzakereleri Avustralya yürütecek.

14 eylem maddesi arasında fosil yakıtların terk edilmesine dair bir referans bulunmamakta ve önceliklerin çoğu Türkiye’nin tercihlerini yansıtır nitelikte. Örneğin, listenin başında yer alan ‘sıfır atık’ hedefi, atıklardan kaynaklanan metan gazının azaltılmasına yönelik bir yaklaşım sunuyor. Ancak bu, metanın büyük bir kısmının petrol ve gaz çıkarımından ve hayvancılıktan kaynaklandığını göz ardı ediyor.

Listenin ikinci maddesi ise Türkiye için önemli olan ‘turizm ve kültürel miras’ konusunu içeriyor. Ayrıca yapay zekanın da yer aldığı eylem gündeminde ‘iklim eylemi uygulaması’ sekizinci sırada yer alıyor. 350.org’un siyasi strateji başkanı Andreas Sieber, oluşturulan 14 öncelik ve yaklaşık 50 alt önceliğin, küresel ısınmanın dörtte üçünün kaynağı olan fosil yakıtlarla ilgili herhangi bir açık referans içermemesinin, kasıtlı bir ihmal olduğunu ifade etti.

Eylem gündemi, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen yıllık taraflar konferanslarının önemli bir parçasını oluşturuyor ve bu belgeler, müzakere sürecinde resmi onay gerektirmemesi nedeniyle bazı ülkelerin uyguladığı fiili veto yetkisine tabi olmadan ilerliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu