Türkiye’nin ana pazarı Avrupa’da enerji baskısı büyüyor
Türkiye’nin ana pazarı Avrupa’da enerji fiyatları kamu bütçelerini zorluyor. AB ülkeleri, hanehalkı ve şirketler için 17,9 milyar euroluk destek açıkladı.
Avrupa’da petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, hem kamu bütçeleri hem de ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırıyor. Avrupa Birliği üyesi 25 ülke, hanehalkı ve şirketlerin artan enerji maliyetlerini hafifletmek amacıyla 2026 bütçelerinde toplam 17,9 milyar euroluk mali önlem uygulamaya aldı. Bu tutar, AB ekonomisinin yaklaşık yüzde 0,1’ine karşılık geliyor.
Avrupa Komisyonu’nun değerlendirmesine göre destekler, Orta Doğu’daki çatışmaların başlamasının ardından enerji fiyatlarındaki artışa karşı geliştirildi. Söz konusu kaynaklar yalnızca hanehalkını değil, yüksek enerji giderleriyle karşı karşıya kalan şirketleri de kapsıyor. Ancak desteğin üçte ikisinden fazlası, belirli gelir grupları veya enerji yoğun sektörler yerine fiyatları genel olarak düşürmeyi hedefleyen uygulamalardan oluşuyor. Akaryakıt üzerindeki özel tüketim vergisi benzeri kesintiler ve diğer dolaylı vergi indirimleri bu kapsamda yer alıyor.
Komisyon, yeni enerji önlemlerinin geçici, sınırlı ve hedefli olması gerektiğini belirtiyor. Brüksel’e göre geniş kapsamlı fiyat destekleri kamu maliyesine ağır yük getirirken enerji tüketimini azaltma hedefini de zayıflatıyor. Bu nedenle düşük gelirli haneler ile enerji maliyetlerinden yoğun etkilenen şirketlere odaklanılması, elektrik şebekelerine yatırım yapılması ve vergi sisteminde elektriğin doğal gaza kıyasla daha avantajlı hale getirilmesi öneriliyor. Böylece sosyal etkilerin sınırlandırılması ve fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması amaçlanıyor.
Enerji fiyatlarındaki artış, Avrupa ekonomisinin büyüme ve enflasyon görünümünü de etkiliyor. Euro bölgesinde 2026 büyümesinin, daha önce öngörülen yüzde 0,9’un bir miktar üzerinde gerçekleşebileceği belirtilirken 2027 büyümesinin önceki yüzde 1,2 tahmininin altında kalması bekleniyor. Enflasyonun 2026’da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde seyretmesi, 2027’de ise daha önce öngörülen yüzde 2,3’ün üzerinde kalması bekleniyor.
Yükselen tahvil getirileri, üye ülkelerin borçlanma maliyetlerini artırarak yeni ve geniş kapsamlı enerji destekleri için ayrılabilecek bütçe alanını daraltıyor. Ayrıca 17,9 milyar euroluk rakamın AB’nin petrol ve doğal gaz ithalatına ödediği toplam tutar olmadığına dikkat çekiliyor. Bu miktar, hükümetlerin enerji fiyatlarındaki artışın tüketiciler ve şirketler üzerindeki etkisini azaltmak için yaptığı bütçe harcamalarını ifade ediyor. Dolayısıyla Avrupa ekonomisi, hem daha pahalı enerji ithalatı hem de bu maliyeti hafifletmeye yönelik kamu destekleri üzerinden baskı altında bulunuyor.
Türkiye’nin ana pazarı olan Avrupa Birliği, ihracat açısından kritik önem taşıyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin toplam ihracatı 2026’nın ocak-ağustos döneminde yüzde 4 artarak 185 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde AB ülkeleri, Türkiye’nin toplam ihracatından yüzde 43 pay aldı; Birlik’e yapılan ihracat ise yüzde 1,8 yükseldi.
Bu nedenle Avrupa’daki enerji maliyetleri ve büyüme görünümü Türkiye tarafından yakından izleniyor. Sanayi üretimi, şirket giderleri ve tüketici talebindeki olası zayıflama; otomotiv, makine, kimya, tekstil, hazır giyim, metal ve dayanıklı tüketim sektörlerinde dış talebi etkileyebilir. Avrupa’nın uyguladığı enerji desteklerinin üretim ve tüketimi ne ölçüde koruyacağı, Türk ihracatçıları üzerindeki etkinin boyutunu belirleyecek başlıca unsurlar arasında bulunuyor.
Komisyonun 2027 büyüme tahminini aşağı yönlü değerlendirmesi de Türkiye açısından önem taşıyor. Avrupa, Türkiye’nin açık ara en büyük ihracat pazarı olmayı sürdürürken enerji fiyatlarının seyri, Avrupa’daki iç talep ve sanayi üretiminin yönünü belirleyen kritik göstergelerden biri olacak.




