Brent petrol 100 doların altında yalnızca bir gün kaldı

Brent petrol, jeopolitik risklerin yeniden fiyatlanmasıyla yüzde 3,86 yükselerek 103 doların üzerine çıktı. Piyasa, arz endişelerini izliyor.

Petrol piyasasında fiyatların yönü 24 saat içinde keskin biçimde değişti. Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak kullandığı Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı yeniden işletmeye almasıyla 100 doların altına gerileyen Brent petrol, Orta Doğu’daki risklerin yeniden gündeme gelmesiyle kayıplarını telafi etti.

Brent petrol, 23 Eylül seansını 3,83 dolarlık ve yüzde 3,86’lık artışla 103,08 dolardan tamamladı. Gün içinde 97,91 dolara kadar düşen fiyat, daha sonra 103,86 doları gördü. Böylece aynı işlem gününde en düşük ve en yüksek seviye arasında yaklaşık 6 dolarlık fark oluştu. Yeni işlem gününün ilk saatlerinde ise fiyatlar 102-103 dolar aralığında seyrediyor.

Diplomatik beklentiler zayıfladı

Petroldeki hızlı yükselişte, yatırımcıların Orta Doğu’daki diplomatik sürece ilişkin beklentilerini yeniden değerlendirmesi etkili oldu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında ABD karşısında geri adım atmayacaklarını ifade etmesi, bir önceki gün güçlenen hızlı normalleşme beklentisini zayıflattı. Pezeşkiyan aynı konuşmada diplomatik çözüm seçeneğine açık olduklarını da belirtti.

Piyasalar bu gelişmelerle birlikte iki farklı yöndeki ihtimali aynı anda fiyatlamaya başladı. Diplomatik temas olasılığı ve Suudi Arabistan’ın alternatif petrol hattını devreye alması rahatlama yaratırken, bölgede kalıcı bir anlaşmaya varılamaması arz güvenliğine ilişkin endişeleri canlı tutuyor. Brent petrolün tek işlem gününde 100 doların altından 103 doların üzerine çıkması, fiyatların siyasi gelişmelere duyarlılığını bir kez daha ortaya koydu.

Alternatif hat arz riskini tamamen ortadan kaldırmıyor

Fiyatların ilk aşamada gerilemesinde, Suudi Arabistan’ın doğudaki petrol sahalarını Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na bağlayan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı yeniden çalıştırması önemli rol oynadı. Yaklaşık 7 milyon varil günlük taşıma kapasitesine sahip hat, petrolün Hürmüz Boğazı kullanılmadan Kızıldeniz’e ulaştırılmasına imkan sağlıyor.

Bununla birlikte hattın yeniden devreye alınması, operasyonların tam kapasiteye ulaştığı anlamına gelmiyor. Hasar gören pompa istasyonlarının onarılması nedeniyle kapasitenin tamamen toparlanmasının haftalar sürebileceği belirtiliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiği kalıcı biçimde normale dönmediği sürece alternatif güzergahlar, küresel arz üzerindeki riski tek başına ortadan kaldırmayabilir.

ABD stoklarındaki artış fiyatları aşağı çekemedi

Brent petrolün yükselişi, ABD’den gelen ve normal şartlarda fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek stok verilerine rağmen gerçekleşti. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin 23 Eylül’de yayımladığı verilere göre ticari ham petrol stokları, 18 Eylül haftasında yaklaşık 423,4 milyon varilden 426,4 milyon varile çıktı. Böylece stoklarda yaklaşık 3 milyon varillik artış kaydedildi.

Stoklardaki yükseliş genellikle arzın güçlendiği şeklinde yorumlanarak petrol fiyatlarını baskılayabiliyor. Ancak son seansta jeopolitik riskler, ABD stok verilerinden daha güçlü bir fiyatlama unsuru oldu. Önümüzdeki dönemde Hürmüz Boğazı’ndaki tanker hareketliliği, Suudi Arabistan’ın ihracat kapasitesi ve ABD-İran görüşmelerine ilişkin gelişmeler, arz-talep göstergeleriyle birlikte piyasaların odağında kalacak.

Türkiye’de akaryakıt maliyetleri izleniyor

Brent petrolün yeniden 100 dolar seviyesinin üzerine çıkması, enerji ihtiyacının önemli bölümünü ithalat yoluyla karşılayan Türkiye açısından da yakından takip ediliyor. Petrol fiyatındaki artış; döviz kuru ve uluslararası benzin ile motorin fiyatlarıyla birlikte akaryakıt maliyetlerini yukarı çekebiliyor.

Ancak uluslararası petrol fiyatlarındaki günlük değişimler akaryakıt pompalarına aynı gün ve aynı oranda yansımıyor. Türkiye’deki fiyatlamada ürün fiyatları, döviz kuru, rafineri marjları ve vergi yapısı birlikte belirleyici oluyor. Brent petrolün uzun süre 100 doların üzerinde kalması halinde enerji ithalatı ve ulaştırma giderleri üzerinden enflasyonist baskı yeniden güçlenebilir.

Fiyatların seyri açısından önümüzdeki günlerde iki gelişme öne çıkacak: Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin ne ölçüde normale döneceği ve Suudi Arabistan’ın alternatif ihracat hattının tam kapasiteye ne hızla ulaşacağı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu