Çelik ihracatında yeni düzenleme 1 Ekim’de başlıyor

Çelik ihracatında yeni düzenleme 1 Ekim’de yürürlüğe giriyor. AB, ithal ürünlerde eritme-dökme ülkesi ve döküm numarasını belgelemeyi zorunlu kılıyor.

Avrupa Birliği’nin çelik ithalatında izlenebilirliği güçlendirmek amacıyla hazırladığı yeni uygulama için geri sayım başladı. 1 Ekim’den sonra AB pazarına girecek ve düzenleme kapsamına alınan geniş bir çelik ürün grubunda, malzemenin hangi ülkede eritilip döküldüğünün ve hangi üretim partisine ait olduğunun belgelenmesi gerekecek.

Çelik ihracatında yeni düzenleme, Türkiye’den AB ülkelerine sevkiyat yapan üretici ve ihracatçılar için yalnızca ek evrak hazırlanması anlamına gelmiyor. Gümrük makamlarının talep ettiği bilgiler doğrulanamadığı takdirde sevkiyatın ithalatına izin verilmeyebilecek.

Döküm ülkesi ve numarası belgelenecek

Avrupa Komisyonu’nun 2026/1963 sayılı uygulama düzenlemesi 1 Ekim’de yürürlüğe girecek. Kapsama giren çelik ürünlerinin ithalatında temel belge olarak üretici tarafından hazırlanan test sertifikası kullanılacak.

Sertifikada çeliğin eritildiği ve döküldüğü ülke ile ürüne ait döküm numarasının yer alması şart olacak. Döküm numarası, üretim partisinin kaynağına geriye dönük ulaşılmasını sağlayan kritik bilgiler arasında bulunuyor.

Düzenlemede geçen “eritme ve dökme ülkesi” ifadesi, ürünün yalnızca ihraç edildiği ülkeyi tanımlamıyor. Amaç, çeliğin sıvı halde ilk kez üretildiği ve ardından ilk katı biçimine dönüştürüldüğü ülkeyi belirlemek. Böylece başka bir ülkede işlenen ya da yeniden ihraç edilen ürünlerin gerçek üretim kaynağının takip edilmesi hedefleniyor.

Uygulama yalnızca belirli bir çelik çeşidini kapsamayacak. Sıcak ve soğuk haddelenmiş ürünler, metal kaplı saclar, filmaşin, profiller, gaz boruları ve içi boş profiller dahil olmak üzere AB’nin yeni çelik koruma düzenlemesinde yer alan geniş bir ürün grubu için bu bilgiler aranacak.

Eksik veya doğrulanamayan belge riski

Yeni uygulamanın ihracatçılar açısından en önemli sonucu, gümrük kontrollerinde ortaya çıkacak. Üretici test sertifikasında eritme-dökme ülkesi veya döküm numarası bulunmuyorsa, AB gümrükleri bu eksikliklerin başka belgelerle tamamlanmasına imkan tanıyabilecek.

Fatura, teslim belgesi, kalite sertifikası, satın alma sözleşmesi, tedarikçi beyanı, üretim ve maliyet kayıtları, ihracatçı ülkeye ait gümrük belgeleri ile ticari yazışmalar destekleyici kanıt olarak sunulabilecek. Ancak bu belgelerin içerdiği bilgilerin doğrulanabilir olması gerekecek.

Eritme ve dökme ülkesi uygun ve güvenilir belgelerle kanıtlanamazsa ithalat başvurusu reddedilecek. Ülkeye ilişkin bilgiler ayrıca AB’nin TARIC gümrük sistemi üzerinden ilgili belge kodları kullanılarak beyan edilecek.

Bu nedenle düzenleme; üreticilerin yanı sıra ihracatçıları, ithalatçıları, gümrük müşavirlerini ve tedarik zincirindeki diğer şirketleri de doğrudan ilgilendiriyor. Sevkiyatın AB sınırına ulaşmasının ardından tespit edilecek bir belge eksikliği, ürünün gümrükten çekilmesini engelleyebilecek.

AB’nin aynı çelik düzenlemesi çerçevesinde yıllık gümrüksüz ithalat kotaları toplam 18 milyon 345 bin 922 ton düzeyinde bulunuyor. Kota dışında kalan ithalata ise yüzde 50 gümrük vergisi uygulanıyor. Böylece çelik ithalatında miktar ve verginin yanında ürünün gerçek üretim kaynağı da temel kontrol unsurlarından biri olacak.

Geçiş süresi 30 Eylül 2027’ye kadar

Avrupa Komisyonu, işletmelerin yeni sisteme uyum sağlayabilmesi için sınırlı bir geçiş dönemi öngördü. Üretici test sertifikasının hiç bulunmadığı durumlarda, alternatif belgelerin tek başına kanıt olarak kullanılmasına 30 Eylül 2027’ye kadar izin verilecek.

Bu belgelerde hem eritme ve dökme ülkesinin hem de döküm numarasının gösterilmesi zorunlu olacak. Geçiş süresinin sona ermesinin ardından üretici test sertifikası daha merkezi bir konuma gelecek. Sertifika mevcut olmasına rağmen bazı bilgiler eksikse tamamlayıcı belgeler kullanılabilecek, ancak sertifika bulunmayan sevkiyatlar için tanınan geçici istisna sona erecek.

Türkiye’deki üreticiler açısından özellikle farklı ülkelerden yarı mamul veya çelik girdisi kullanılarak yapılan üretimlerde tedarik zincirinin daha ayrıntılı belgelenmesi gerekecek. İhracatçıların yalnızca nihai ürünün Türkiye’de üretildiğini göstermesi yeterli olmayacak; çeliğin ilk eritilip döküldüğü ülkeye kadar uzanan bilgilerin AB’deki ithalatçıya aktarılması gerekecek.

Bu süreçte tedarikçi belgelerinin, üretim kayıtlarının ve ürünle döküm numarası arasındaki bağlantının sevkiyattan önce kontrol edilmesi önem kazanıyor. Uygulamanın 1 Ekim’de başlaması nedeniyle AB’ye çelik gönderen firmaların hazırlıklarını kısa süre içinde tamamlaması gerekiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu